
Hiç düşündünüz mü? Dizimizi sehpaya çarptığımızda, serçe parmağımız masanın ayağına çarptığında ilk tepkimiz genelde neden şu olur: Durup acıyan yerimizi ellerimizle sıkı sıkı kavramak, hafifçe ovalamak... Çoğu zaman bu bilinçsizce gerçekleştirilen bir eylemdir. Peki, neden yapıyoruz bunu? Çünkü ağrının ilk ilacı dokunmaktır ve beyniniz bu doğrultuda bedeni yönlendirir. Bir yerimizi vurduğumuzda ağrı duyuları otomatik olarak harekete geçer, bu sinyali beyne iletmeye çalışır. Vücudun ağrıyan bölgesini ovuşturmak demek oradaki dokunma duyusunu da aktive etmek demektir. Ağrıya eklenen yeni duyu ile beraber sinyalin beyne iletim hızı artar. Mesajı daha çabuk alan beyin, acıyı azaltmak için hızlıca tepki verir ve acı hissi hızlıca azalır. Bu durum bedenin, bireyin kendi kendini iyileştirebilme becerisine dair muhteşem bir örnektir. Öte yandan dokunmak yalnızca kişinin kendi kendini şifalandırmasına yaramıyor. The Journal of Pain'de yayınlanan bir çalışma ağrı anında bireyin sevdiği biri ile yakın temasının bu ağrı hissi üzerindeki etkisine dair etkileyici bir sonuç ortaya çıkarmıştır. Çalışmada kadınlara ağrı oluşturan bir uyarıcı verilmiştir. Etkiyi incelemek amacıyla önce eşler karılarını yalnızca izlerken, sonra elini tutarken ve son olarak da kadınlar eşlerini görmez, onun yerine yabancı bir kadın ağrı çeken kadının elini tutarken ölçümler alınmıştır. Veriler incelendiğinde ağrı çeken kadınların, sevdiği kişinin elini tutarken hissettiği ağrı düzeyinin, diğer durumlara oranla çok daha az olduğu saptanmıştır. Buna ek olarak eşlerin empati becerisi ile hissedilen ağrı düzeyi arasında da ciddi bir ilişki olduğu görülmüştür. Eşlerin empati yeteneği adeta kadınlar üzerinde ciddi bir analjezik (ağrı kesici) etki uyandırmıştır. Tam da bu sebepledir ki, doğum yapan kadına eşinin uyguladığı hafif masajlar, nazik dokunuşlar doğum sürecini önemli oranda kolaylaştırabilmektedir. Yine bu sebeple çocuğumuz düştüğünde ve canı yandığında ona sımsıkı sarılırız. Yalnızca fiziksel acılar değil duygusal acılar, zorlanmalar üzerine de benzer bir süreçten bahsetmek mümkün. Yetimhanelerde büyütülen çocuklar üzerine yapılan gözlemler oldukça üzücü sonuçlar vermiştir. Bu yetimhanelerde tüm yaşam koşullarının uygun olduğu gözlenmiş ve bebeklerin bilinen bir rahatsızlığı olmadığı saptanmıştır. Bebek ölüm oranlarının yüksek olduğu bir yetimhanede gözlem yapan psikolog, her bir çocuk bakıcısına 15 bebek düştüğünü görmüştür. Bakıcıların bakım vermek dışında zamanının kalmadığı, bebeklerin kucağa alınamadığı dikkatini çekmiştir. Araştırmacı psikolog, çocukları dört gruba ayırarak incelemek istemiştir: Birinci grupta her bakıcıya 3, ikinci grupta 6, üçüncü grupta 9 ve dördüncü grupta 12 çocuk düşecek şekilde gruplar oluşturulmuştur. Bakıcılardan besleme ve alt değiştirme işlerini bitirdikten sonra geri kalan zamanlarını çocukları kucaklayarak, onlara dokunup onları öpüp koklayarak geçirmeleri istenmiştir. Bu uygulama birkaç yıl devam ettikten sonra sonunda araştırmacı şu sonucu bulmuştur: En çok dokunulan birinci grupta en az, en az dokunulan dördüncü grupta ise en çok hastalık ve ölüm ortaya çıkmaktadır. Az dokunulan bazı bebekler görünürde hiçbir sebep olmamasına rağmen ölmektedir. Bu üzücü araştırma bize alenen şunu söylemektedir: Dokunulmak, bebekler ve çocuklar için hayati önem taşımaktadır. Çocukla çalışan uzmanlar olarak çocuğunuza olabildiğince çok dokunmanızı, sarılmanızı, öpmenizi önermekteyiz. Dokunmak çocuğunuzun hem bedensel hem bilişsel hem de psikolojik gelişimine çok ciddi oranlarda katkı sağlamaktadır. Yukarıda bahsettiğim üzere, dokunmanın şifalandırıcı etkisi yetişkinlikte de aynı şekilde devam etmektedir. Aslında şifa bulmak, şifa olmak için ne kadar kolay ulaşılabilir bir kaynak değil mi? Eşinize, çocuğunuza, tüm sevdiklerinize sarılarak şifa olabilmek…. Bir de aile tostu yapın üzerine. Anne ve baba sandviç, çocuklar peynir olsun. Sıkı sıkı sarın çocuklarınızı. Bol bol güreşin. Kucak kucağa zaman geçirin. Çocuklarınızı siz davet edin sarılmaya, dokunsal oyunlara. Saygıyla ve kibarca yaklaşın, onun istediği ölçüde dokunun, sarılın. Dilerim her güzel dokunuş şifa olsun hem bedenlerinize hem ruhlarınıza…
Psikolog Tuğba OKTAR
Kaynak: Goldstein, et al., Empathy Predicts an Experimental Pain Reduction During Touch, The Journal of Pain, 2016.