Başa

Makalelerimiz

Çocuklukta Öfke Yönetimi Becerisini Desteklemenin Yolları

Öfke duygusu, diğer tüm duygular gibi insanın doğası gereği sahip olduğu doğal ve sağlıklı bir duygudur. Öfke her ne kadar doğal ve sağlıklı bir duygu da olsa çocuklar bu duyguya yol açan, sinir bozucu olan durumlarla mantıklı bir şekilde başa çıkma konusunda özdenetimden yoksundurlar. Bu nedenle çocuklar bazı zorlayıcı yaşantılar sonrası duygularını öfke nöbetleri, vurma veya diğer uygunsuz ama gelişimsel olarak normal davranışlarla gösterebilirler. Bu makalenin amacı bu tarz yoğun veya saldırgan duygu patlamaları sırasında yetişkin olarak sizlerin ne yapabileceğiniz, çocuğunuzun öfkesini güvenli ve etkin bir şekilde tanımlamasına, normalleştirmesine ve en önemlisi yönetmesine nasıl yardımcı olabileceğiniz konusunda bilgiler sunmaktır.

Öfke çoğu zaman gözle görülen bir duygu olsa da esasında oldukça karmaşıktır. Öfke yönetimi becerisini kazandırmaya çalışırken ilk ve en önemli adım çocuğunuzun ne hissettiğini fark etmesini sağlamaktır. Farkındalığın ardından bu duyguyu nasıl hissettiğini, yaşadığı şeyin ne olduğunu tanımlamak ve öfkeye yol açan etkeni belirlemek izlenecek sağlıklı adımlar olacaktır. Bu adımları sırasıyla biraz daha yakından inceleyelim.

1. Öfkeyi Fark Etmek ve Kabul Etmek

Bilindiği üzere insan beyni farklı farklı bölümlerden oluşan karmaşık bir yapı. Bu yapılardan ikisi ise alt beyin (limbik beyin bölgesi) ve üst beyin (neokorteks). Alt beyin, beynimizin hisseden bölümüdür. Bizi güvende tutmaya, ihtiyaçlarımızın karşılanıp karşılanmadığına odaklıdır. Yaşamsal bütün içgüdülerimizden sorumludur. Bir tehlike var mı? Tehlike anında savaşmaya ya da kaçmaya hazır mıyız? Bu konularla ilgilenir.

Üst beyin bölümü ise beynin düşünen kısmıdır. Mantıksal düşünme, duygu düzenleme, problem çözme, empati ve esneklik, dil fonksiyonları gibi daha karmaşık süreçlerden sorumludur. Alt beyin ve üst beyin arasında bir haberleşme ağı bulunur ve eğer bu iki beyin bölgesi koordineli şekilde çalışabilirse her şey yolundadır. Kişi duygularını düzenleyebilir, sakince düşünerek mantıklı kararlar alabilir. Ne yaşadığını dile getirip, etkin ve doğru tepkiler oluşturabilir. Ancak bazen yoğun duygular yaşandığında alt beyin bunu bir tehdit olarak algılar ve tek amacı hayatta kalmak, yaşamsal ihtiyaçları karşılamak olduğundan düşünen üst beyni devre dışı bırakır. Böyle bir durumda kişi düşünme yetisinden yoksundur, tek amacı o zor duygudan, tehdit unsurundan kurtulmak ve rahatlamaktır. Yetişkin olarak bizde bile işler böyle ilerlerken çocuklarda alt beynin kontrolü ele geçirmesi çok daha kolaydır. Çünkü üst beynin gelişimini tamamlaması yaklaşık 25 yaş civarında olmaktadır. Yani çocuğun düşünen beyin bölümü zaten çok kısıtlı beceriye sahip, inşaat halinde bir alan, ki herhangi bir kriz anında alt beyinle olan bağlantısını sürdürmeye yaracak bağ da yeterince güçlü değil. İşte bu sebeple çocuklar çok yoğun duygular yaşadığında alt beyin sistemi kolaylıkla ele geçirebilir. Çocuk bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseder ama anlamlandıramaz, dile dökemez. Çünkü düşünemez, beyninin dil fonksiyonundan sorumlu kısmını etkin bir şekilde kullanamaz.

Bu sebeple herhangi bir öfke krizi anında çocuğunuz ne yaşadığını fark edemiyor, anlamlandıramıyor ve dile dökemiyor olabilir. Böyle bir durumda onun duygusunu, deneyimini fark etmesini ve anlamlandırmasını sağlayarak üst beynini bir nebze daha ulaşılabilir hale getirebilirsiniz.

Örneğin bir hafta sonu ailece gezmeye gideceksiniz ve o gün çocuğunuz en sevdiği kırmızı pantolonu giymek istiyor. Ancak ne yazık ki, o pantolon şu an çamaşır makinesinde yıkanıyor. Yıkamanın bitmesini, pantolonun kurumasını bekleyecek vaktiniz de yok. Ve çocuğunuz çamaşır makinesinin karşısında öfkeden çılgına dönüyor.

‘İstediğin şeye istediğin zaman ulaşamamak seni kızdırıyor. Bundan hoşlanmadığını görüyorum.’ diyerek onun dikkatini duygusuna çekebilirsiniz. Onun haklı olduğunu düşünseniz de düşünmeseniz de çocuğunuzun duygularına değinmek ve onları kabullenmek önemlidir.

‘İstediğin pantolonu giyemediğin için hayal kırıklığına uğradın. Bu yüzden öfkelendin.’ şeklinde basit bir kabullenme çocuğun öfkesinin kaynağını anlamasına yardımcı olur. Duyguyu isimlendirmek ve kabul etmek, onun söylediklerini duyduğunuzu, her haliyle onu kabul ettiğinizi ve başınızdan savmadığınızı göstererek bazen tepkinin dozunu azaltabilir.

2. Öfkenin Bedensel Dışavurumlarını Fark Etmek

Çocuğunuzun öfkeyi öngörmesini ve tanımasını sağlamak için beden farkındalığını geliştirmesine yardımcı olabilirsiniz. Öfke nöbeti esnasında çocuğunuzun dikkatini bedenine yöneltin.

‘Yanakların kıpkırmızı oldu, sanırım çok sıcak hissediyorsun’

‘Kaşların nasıl da çatıldı farkında mısın?’

O sırada vücudunda neler olduğunu çocuğunuza da sorabilirsiniz.

‘Vücudunun ısındığını mı hissediyorsun yoksa içinde fırtınalar kopuyor gibi mi?’

‘Böyle kızdığında vücudunda neler oluyor?’

3. Öfkeyi Tanımlamak

‘Öfke de mutluluk gibi bir duygu. Haksızlığa uğradığında, istediğin bir şey olmadığında, anlaşılmadığında ya da yanlış anlaşıldığında öfkelenebilirsin.’

Tıpkı biz yetişkinler gibi çocuklar da farklı seviyelerde öfkelenirler. Öfkesinin derecesinin her olayda aynı olmadığını göstermek, duygusunun yoğunluğunu belirleyebilmesine yardımcı olmak için 1 ile 10 arasında bir derecelendirme sistemi kullanabilirsiniz. Örneğin;

‘Bu konuda çok kızgın olduğunu görüyorum. Diyelim ki 1 sadece biraz kızgın olmak, 10 ise süper, çok kızgın olmak demek. Şu an kaç kadar öfkelisin?’

Başlangıçta çocuğun derecelendirmekte zorlanması ya da sıklıkla 10 kadar cevabını vermesi muhtemeldir. Ne kadar kızgın olduğunu söylüyorsa sizin ona inanıp duygusunu kabul etmeniz gerekir. Bunu birkaç kez yaptıktan sonra çocuk öfkesinin farklı seviyeleri arasında ayrım yapmaya başlayacak ve size daha geniş bir sayı aralığı verecektir.

4. Öfkeyi Göstermek

Uygun bir dille ifade edilebilirse sağlıklı ve normal bir duygu olan öfke, kontrolü sağlanamazsa yıkıcı bir duyguya dönüşebilir. Çocuğun öfkesini fiziksel olarak gösterme eğilimi tamamen doğaldır. Çünkü bu duyguyla baş edebilecek olgunlukta değil ve özdenetimi henüz gelişmemiştir. Öfke kesinlikle kabul edilebilir olsa da çocuk öfkesini fiziksel yollarla göstermek istediğinde sınır koymak önemlidir. Duygusunu kabul edebilir, ardından o duyguyu dışa vurması için uygun alternatif yollar önerebilirsiniz. Kesin, net ama nazik bir şekilde sınırların gösterilmesi, o an tedirgin ve karmaşık halde bulunan çocuğun duygularını düzenlemesine de yardımcı olacaktır. Örneğin;

‘İstediğin bir şeye istediğin zaman ulaşamamak seni kızdırıyor. Bundan hoşlanmadığını görüyorum. Öfkelenmen çok doğal ama unutma ki bizim bazı kurallarımız var. Ne kadar öfkelenirsen öfkelen; kendine, bir başkasına ya da eşyalara zarar vermek yok. Bana vuramazsın. Onun yerine gidip yastığı yumruklayabilirsin.’

5. Normalleştirmek

Çocuğun öfkenin herkesin, yetişkinlerin bile hissettiği doğal ve sağlıklı bir duygu olduğunu bilmesi önemlidir. Çocuğunuzun bir başkasının duygusunu okuyabilmesini sağlamak, bunun sadece başkalarına da olduğunu fark etmesine değil aynı zamanda başkalarına karşı empati kurmasına da olanak tanır.

Öfke Yönetiminin Yolları

Güvenli Bir Çıkış Yolu

Çocuklar yoğun duyguları yönetme becerisine her zaman sahip değildir. Yetişkin olarak sizler çocuğunuza öfkesini güvenli ve uygun bir şekilde ifade etmenin yeni yollarını öğretmelisiniz. Bunu yapmak için yukarıdaki adımları takip edebilirsiniz.

Herhangi bir öfke krizi anında yetişkinin sakin kalması durumu hafifletmeye yardımcı olacaktır. Uygun davranışın modellenmesi, çocuklara ne yapılacağını göstermenin, öğretmenin en iyi yoludur. Kendi öfkeniz ön plandayken bunu yapmak zor olabilir. Kaldı ki çocuğunuzun sahip olduğu ayna nöronlar sizde ne görüyorsa onda da onu oluşturacak. Yani gergin bir beden duruşu, stresli ve kaygılı bir ses tonu ile çocuğunuzu sakinliğe ulaştırmanız çok çok zor. Bu sebeple burada belirtilen stratejilere hakim olmanız size yardımcı olabilir.

Hareket

Endişe, üzüntü, öfke gibi zorlayıcı duyguların hangisi olduğu fark etmeksizin hareket etmenin ve egzersiz yapmanın insanların daha iyi hissetmesine yardımcı olduğu birçok çalışmada kanıtlanmıştır. Bu yüzden zorlayıcı bir duygu ile karşılaşan çocuğunuzu hareket ettirmeniz duygusunu düzenleyebilmesine yardımcı olacaktır. Dışarı çıkıp biraz hava almak, öfkesi geçene kadar minderde zıplamak, yastığı yumruklamak vb. yöntemleri deneyebilirsiniz.

Kas Gevşetme

Vücudun farklı bölgelerini germek ve gevşetmek, birçok durumda kan dolaşımını arttırmak için kullanılan bir tekniktir. Kas germe-gevşetme, öfke duygusuyla başa çıkmanın da güvenli bir yoludur. Örneğin ; ‘Derin bir nefes al, yumruğunu sık. Omuzlarını kulaklarına yaklaştır, tüm gücünle sıkıştır. 3 e kadar say ve böyle bekle. Sonra nefes ver ve özgürce sallan.’

Derin Nefes Alma

Öfke gibi güçlü duygular, vücutta yoğun fiziksel değişikliklere neden olabilir. Derin, uzun nefesler almak, nefesini bir süre tutup yavaşça vermek çocuğun daha fazla oksijen almasını ve kalp atışlarının yavaşlamasını sağlar. Çocuklara doğru nefes almayı öğretmek için şu egzersizleri kullanabilirsiniz;

• Çocuğunuzun yere yatmasını isteyin. Karnının üzerine oyuncak, kitap vb. küçük bir eşya koyun. Nefes alarak karnını şişirmesini ve karnındaki eşyayı kaldırabildiği kadar yukarı kaldırmasını söyleyin.

• Elinde bir mum olduğunu hayal etmesini, önce mumun kokusunu almak için koklamasını ve ardından mumu söndürmek için üflemesini isteyin.

Teşvik Edin

Öfke duygusu yetişkinler için bile zorlayıcı, yönetilmesi güç bir duygudur. Beyni hala gelişmekte olan, düşünen beyni henüz yapım aşamasında bulunan bir çocuk için öfkeyi yönetmenin ne kadar zor olabileceğini düşünün. Yapmıyor değil, çoğu zaman yapamıyor. Çünkü yapabilecek yeterliliği henüz yok. Her zaman doğru tepkileri vermeyi başaramasa bile siz onun çabasını takdir edin. Çabası için onu tebrik edin.

Çocuğun Öfkesine Ne Zaman Müdahale Etmek Gerekir?

Çocuk öfke anında kendine, çevresine ya da eşyalara zarar veriyorsa bu duygu her ne kadar zorlayıcı da olsa davranışlarına sınır koymalısınız. Unutmayın, çocuğunuzun duygusuna değil davranışına sınır koyacaksınız. Çünkü her duygu doğal ve kabul edilebilirdir ancak her davranış değil…

Bu makale Holly Brochmann ve Leah Bowen tarafından kaleme alınan ve Gözde Döneli tarafından Türkçe’ ye kazandırılan ‘Öfkeli Minikler İçin İyi Hisler Kitabı’ isimli hikaye kitabının içeriği ile kitabın sonunda yer alan ebeveyn notları kısmı temel alınarak hazırlanmıştır. Faydalı olması dileğiyle…



* Sevgili ebeveynler,
her çocuk parmak izi gibi biricikken, hepsine birden iyi gelecek, ilgili konudaki her sorunu kolayca çözecek, tüm çocuklara uygun, tek ve doğru bir reçete biz uzmanların elinde de yok. Bu sebeple unutmayın ki burada yer alan teknikler, hazırlanan örnek cümleler sizlere fikir vermeyi, konuyu temel hatlarıyla aktarabilmeyi amaçlamaktadır. Bu teknikleri, kullanacağınız cümleleri çocuğunuzun yaşına, kelime dağarcığına, bilişsel düzeyine göre değerlendirmeniz ve yeniden düzenlemeniz gerekebilir.

Psikolog Tuğba OKTAR
Özel Antalya Bilgin Akademi Anaokulu
ARALIK 2022